3 Mayıs 2010 Pazartesi

Bir Yaz Yağmurundan Hemen Sonra...


"Yağmurlu bir havadan sonra ikindi,
Güneş pencerelere kadar indi...
Miya da buradaydı daha demin
Herhalde o da kapı aralığından gitti..."

Bense elim şakağımda, dalgın,
Ufkun erebildiğim en uzak köşelerinde,
Belki de benden gizlemişsindir diye
Küçük ümit kırıntıları aramaktan yorgunum...





17 Mayıs 1983 / Ahmet Hüsnü






BAHARDA SENİNLE…


Varlığıyla can verir kurumuş ovalara,
Bir pınardan dökülen sular gibidir sesin
Buğday tarlalarında gelinciksin,
Bahar dallarında en taze gonca...
Bir dere kenarında boylu boyunca,
Uzansak seninle mevsim boyunca…



20 Nisan 2010 / Ahmet Hüsnü

Vedanın vaktidir...


“Senli mevsimlerin hepsini ayrı ayrı selamlamış
Varımı yoğumu, ne varsa ümidine bağlamış
Bir müjdene bin adak birden adamışım…”

Ve sen;
Kim bilir şimdi hangi uzak ülkelerin,
Bilinmez bir şehrinde
Ve kim bilir ki; hangi aşığının hâlâ
Düşlerindesin…

O günlerden çok uzak zamanlarda,
Yaşayıp gidiyorken hatıralarınla,
Bir hayâl halinde sönüyor artık gözlerin
Ve bir yaprak gibi düşüyor ruhum
Kapanan perdesine,
Hayatın bu son sahnesinin…




Ahmet Hüsnü









Hayâlin Bile Vefasız!..


Bana hâlâ sıcak bir nefes kadar yakın olan
O çoktan mazi olmuş hatıralarını bir daha anmadan,
Yastığa koyamadığım bir başım,
Ve en eski müdavimiyken rüyalarımın,
O çekip çekip gitmelerine bir türlü alışamadığım

Senin gibi...

Hayâli bile vefasız bir yoldaşım var…




Ahmet Hüsnü / 5 Mart 2010


22 Mart 2010 Pazartesi

Paramparça ümitler mezarlığı


Paramparça ümitler mezarlığı

Viran bahçelerine dönerek tekrar,
Paramparça ümitler mezarlığı gençliğimin
Yıkık dökük hatıralarında şimdi,
Senden sağ kalmış ümitler arıyorum.

Gülümserken hâyâlin,
Zamanın bir kuytusundan
Ve çığlığıdır o duyduğumuz,
Uyanılmaz uykulara
Umarsızca koyduğumuz
Ruhlarımızın...

Daha kaç yaprağı kalmıştır düşmedik,
Bilmeyiz ki hayat ağacımızın...
Kim bilir varlığı hangi sisli zaman içinde gizlidir şimdi,
Hâyâli bin cihan değecek bahar dallarımızın...

Ahmet Hüsnü




18 Mart 2010 Perşembe

GEÇ BUNLARI DELİKANLIM


Mevsimler geçerdi gözlerinden mevsimler
Masmavi göklerimden geçen beyaz bulutlar gibi
Geniş ovalarında bereketli başakları gönlümün,
Baş eğmiş seni bekliyorken, bizi bekliyorken hayat
Meğer gün o günmüş be delikanlım,
Saatse o saat!..

Ve gençlik gibi kapımda bir yağız at
Varken, tutup da kolundan seni,
Terkime atıp kaçmalı,
Dünya alemi birbirine katmalı,
Dalga dalga saçlarına,
Avuç avuç yıldızlar saçmalıydım…
…

Duymak istemem kimseden şimdi,
Ne nasihat ne vaat,
Meğer gün o günmüş be delikanlım,
Saatse o saat!..




Ahmet Hüsnü / 26 Şubat 2010





17 Mart 2010 Çarşamba

Gün ışıltıları



Bir ferahlık var bugün içimde,
Ilık bir bahar gününde,
Yattığı yerden insan
Dalar ya hani,
Gökyüzünün maviliklerine


Bu öyle bir huzur ki,
Anlatılmaz...
Olur olmaz yerde de
Anılmaz!..
Başak sarısı saçlarındaki
Gün ışıltıları...



Ahmet Hüsnü / 12.09.2009