"Pişmanlıklar ikiye ayrılır:
yaptığımız için pişman olduklarımız... yapmadığımız için pişman olduklarımız...
birincisinde başkalarına, ikincisinde kendine hesap verirsin."
(M: Şahin Öcal / www.kirmizifular.blogspot.com)
Epey bir zamandır güzel yazılarını okuyamadığımız Şahin Öcal'a buradan selamlarımı gönderiyor ve www.heygididunya.com sitesinden alıntıladığım, Rita Hayword ve Glenn Ford'un oynadığı, 1946 yapımı "GILDA" filminin unutulmaz müziği "Amado Mio / Sevdiceğim" adlı şarkısını dinleyelim diyorum.
4 Ekim 2010 Pazartesi
15 Ağustos 2010 Pazar
Vedasız Gidişlerim...
Dursa dünya, dursa zaman
Şöyle her şey sussa, sükût etse bir an...
Sen!
Ey, yıllar önce demir aldığım liman!
Böyle vedasız gidişleri gitmek sayarsan,
De ki ben gittim, fakat ben bittim
O kadar yıl geçti ki aradan
Bari sen söyle bana;
Ben nereye aittim?...
Ahmet Hüsnü / 15 Ağustos 2010
6 Ağustos 2010 Cuma
PEMBE BEYAZ BİR YAZ
"O yaz pembe bir akşamdı,
Gün aştı, renk karıştı, zaman ağırlaştı
Bir serçe uçtu, ufka ulaştı…"
O akşam, o şehirde, bir evde
Çekildi sessizce beyaz bir perde
Cama dokundu narin elleri
Bir hıçkırık dolaştı engin zeminde…
* * *
Ağlanır hep niçin, hep böyle için için
Yaşanmamış zamanlarına hayatın
Olsun istenmez mi o anda şimdi,
Omzunda olsa eli, o eski aşinanın ...
Geçip gitmişse de böyle,
Nice mevsimlerle ömürler
Bedenler ölse de ölmez gönüller…
Ve bilinir ki artık,
Ne gözler göklerden daha mavi,
Ne her nefes içli bir bestede bir ses,
Ne de kalpler çözülmez büyüdedirler
Zaman aynasında silinmeyen akisler
Her geçen günle yeni bir kurban isterler...
Varsın yine hüzünle kapansın bu yıl da böyle yaz
Senin mevsimlerin pembe kalsın,
Benim saçlarım beyaz...
* * *
"Asmalarda kuş sesleri dindi
Gün ılık bir rüzgârla kaybolup gitti…"
Ahmet Hüsnü / Ağustos, 1978
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Bir Yaz Yağmurundan Hemen Sonra...
"Yağmurlu bir havadan sonra ikindi,
Güneş pencerelere kadar indi...
Miya da buradaydı daha demin
Herhalde o da kapı aralığından gitti..."
Miya da buradaydı daha demin
Herhalde o da kapı aralığından gitti..."
Bense elim şakağımda, dalgın,
Ufkun erebildiğim en uzak köşelerinde,
Belki de benden gizlemişsindir diye
Küçük ümit kırıntıları aramaktan yorgunum...
17 Mayıs 1983 / Ahmet Hüsnü
BAHARDA SENİNLE…
Varlığıyla can verir kurumuş ovalara,
Bir pınardan dökülen sular gibidir sesin
Buğday tarlalarında gelinciksin,
Bahar dallarında en taze gonca...
Bir dere kenarında boylu boyunca,
Uzansak seninle mevsim boyunca…
20 Nisan 2010 / Ahmet Hüsnü
Vedanın vaktidir...
“Senli mevsimlerin hepsini ayrı ayrı selamlamış
Varımı yoğumu, ne varsa ümidine bağlamış
Bir müjdene bin adak birden adamışım…”
Ve sen;
Kim bilir şimdi hangi uzak ülkelerin,
Bilinmez bir şehrinde
Ve kim bilir ki; hangi aşığının hâlâ
Düşlerindesin…
O günlerden çok uzak zamanlarda,
Yaşayıp gidiyorken hatıralarınla,
Bir hayâl halinde sönüyor artık gözlerin
Ve bir yaprak gibi düşüyor ruhumKapanan perdesine,
Hayatın bu son sahnesinin…
Ahmet Hüsnü
Hayâlin Bile Vefasız!..
Bana hâlâ sıcak bir nefes kadar yakın olan
O çoktan mazi olmuş hatıralarını bir daha anmadan,
Yastığa koyamadığım bir başım,
Ve en eski müdavimiyken rüyalarımın,
O çekip çekip gitmelerine bir türlü alışamadığım
Senin gibi...
Hayâli bile vefasız bir yoldaşım var…
Ahmet Hüsnü / 5 Mart 2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





